Sıkça Sorulan Sorular

Sürdürülebilirlik ve e-Dönüşüm

Her gün daha fazla endişe içinde olmamız için dünyada olanlarla ile ilgili moral bozucu haberler okuyoruz. İklim değişikliği, ısınan dünya, azalan kaynaklar, yaşanan kıtlıklar, nesli tükenen canlılar, artan sera gazı etkisi gibi yüzlerce konu öyle ya da böyle artık en az haftada bir defa rastladığımız konular arasına girmeye başladı. Buna karşılık hayatın ve dünyanın sürdürülebilirliği için adımlar atılması gerekiyor. İnsanlığın bu noktada yeni bir sınavı var. Bu sınavı vermek için makro ve mikro düzeyde her birimizin konunun üzerimize düşen bir parçasını sahiplenmemiz ve üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.

Bireyler ve kurumlar olarak oluşturduğumuz karbon ayak izimizi sıfırlamak veya en azından azaltmak için harekete geçmeliyiz. Birey olarak yapılacaklar ile kurum olarak ya da şirketler olarak yapılacakların etkisi ne yazık ki sonuç olarak farklı büyüklükte. Örneğin tekstil sektöründe çalışan bir kumaş boyama fabrikasının çevre üzerinde bir bireye göre farklı büyüklükte bir etkisi var. Buna ilaveten bu boyama fabrikasının işlerini yaparken sahip olacağı bilinç seviyesinin etkisi kendi içinde bile çok ciddi fark oluşturabilecek durumda. Bu noktada işletmelere, şirket sahiplerine, kurumlara çok ciddi bir sorumluluk daha vermemiz gerekiyor. Sürdürülebilirlik sorumluluğu.

Sürüdürleblilik denince genelde akla ilk olarak ve bazen sadece çevre konusu geliyor. Halbuki Sürdürülebilirlik (Sustainability) dediğimiz konu 3’lü bir sac ayağı gibi üç temel etki alanından oluşuyor. Çevresel Sürdürülebilirlik, Sosyal Sürdürülebilirlik ve tabiki Ekonomik Sürdürülebilirlik. Bu üç ana etki alanı altında binlerce başlık var. Özellikle iş dünyasına Çevresel ve Ekonomik Sürdürülebilirlik  sorumluluğu düşüyor. Bu sorumluluğu yerine getirmek için büyük ya da küçük diye ayırmadan adımlar atılması gerekiyor. Şirketlerin sadece büyük tabloya bakmaları yeterli değil. Ayrıca büyük tabloda yapılacak iyileştirmeler bazen yılları alabiliyor. Büyük yatırımlar gerektirebiliyor. Hemen olamayabiliyor. Halbuki hemen, şimdi harekete geçilmesi gerekiyor.

E-Dönüşüm veya Dijital Dönüşüm hemen harekete geçilmesini sağlayacak en iyi enstrümanları bünyesinde barındırıyor. Büyüklük gözetmeksizin bir işletmenin, şirketin e-dönüşümü seçmesi sadece karar almasına bakıyor. Bir kez karar alınması ile neredeyse 2 - 3 gün gibi kısa sürelerde  o şirketin işlemlerini  e-Dönüşüm / dijital dönüşüm ürün ve hizmetleri buluşturması mümkün. E-Dönüşüm sayesinde daha az insan vakti, daha az enerji, daha az kağıt, daha az kaynak ile daha verimli, daha hızlı ve daha güvenilir operasyonlara geçmek mümkün oluyor.

İşletmelerin hayatlarına alacakları e-İmza, e-Fatura, KEP gibi tüm Dijital Dönüşüm ürünleri bu verimlilik artışının parçası olarak oluşturduğumuz karbon ayakizlerinin azalmasına ve belki zaman içinde tamamen ortadan kalmasına katkı sağlıyor. Bu ürünler bu kadar ulvi amaçlar için kullanmak size motive edemiyorsa, işletmenizi, işinizi daha iyi yönetmek, daha verimli çalışmak gibi kavramların size illa ki motive etmesi gerekiyor. Değişen dünyada hem rekabetin hem de koşulların bizi getirdiği nokta dönüşümden geçiyor.

 

Olgar Ataseven

Marka ve İşletme İyileştirme Uygulayıcısı

Yazıyı beğendiyseniz paylaşmak için